Ana içeriğe atla

Eleştiri (Criticism) Nedir?

Criticism (Kritisizm) kelimesi Yunanca’da –muktedir olmak-, -ayırt etmek, görmek, anlamak, farkına varmak-, -karar vermek-, anlamlarına gelen “Kritiko” kelimesinden türetilmiştir. Kritisizm, niçin ve ne sebebten ve neden gibi sorularla biçimlenir. Farklı alimler (scholars) tarafından Kritisizm(eleştiri)in farklı tanımları yapılmıştır.

1- John Dryden’e(1) göre, “Kritisizm –nitelikli muhakeme etmeyi- (Judging well) amaçlar; eleştirinin en önemli kısmı, okuyucuya haz vermesi gereken mükemmelliklerin farkına varmaktır.”

2- Dawden (şair, münekkit), “Kritisizmin tarafgirane ve kişisel beğeni yada kişisel iğreti olmadan, şeyleri olduğu gibi gören bir efor olduğunu savunur.”

3- Mathew Arnold, (şair, münekkit), “Kritisizmin önyargısız, şahsi olmayıp, objektif olması gerektiğine ve bilgi edinmeye çabalamasına ve dünyaya bilinmesi gereken en iyi düşünceyi nakletmesine inanır.”

4- Schmaker(Siçmeykır, eleştirmen), “Kritisizm, edebiyatın zekice tartışılması olayıdır.” der.

5- Ricardo, “Edebiyat eleştirisinin, yazarların çalışmalarını analiz etmekten, illetleriyle açıklamak ve eseri, onun estetik değeriyle yargılamaktan ibaret olduğunu,” söyler.

Dolaylı olarak öneri. Eleştiri sürecinde iki ayırıcı nitelik var:

1- Doğru karar verebilme yeteneği veya ayırdetme gücü –yargılama- (Judgment) ve,
2- Tarafsız soruşturma (impartial-inquiry).

Soruşturma(inquiry) iki soruyla yürütülür: “Nedir ve ne olmalı?”

“ve tarafsız-soruşturma(impartial-inquiry) tanımlaması üzerine genel mutabakat(consensus) sanat çalışmasında ikidir: doğal nitelik(nature) ve edebiyatın işlevi(function of literature).”

Eleştirinin (Criticism) Fonksiyonları

1- Yasama -kanun yapma- (Legislation)
2- Geçerli neden, mazaret (Justification)
3- Yazarlara ve okuyucuya hizmet
4- Yorumlama (interpretation)
5- Yargı, karar (Judgement) –kitabın niteliği üzerine son söz-

İyi Eleştirinin Nitelikleri

1- Hayat bilgisi ve geniş ölçüde okuma
2- Psikolojik yetenek (Psychological Gift) ve felsefi zeka- (Philosophical Mind – herşeyi olduğu gibi kabullenen; dertleri ve mutsuzluğu serin kanlılık ve cesaretle kabul eden)
3- Açık görüşlülük(open mindedness) ve gayri şahsilik (impersonal)
4- Öğreticilik ve iletişim kapasitesi
5- Yazarın yaratıcı tecrübesini paylaşacak imge dünyası, muhayyile gücü

Mustafa Burak Sezer
Pakistan / 23.09.06

Kaynakça

John Dryden- An Essay of Dramatic Poesy (eski dilde poesy=Poetry)
Mathew Arnold – Essays on Criticism
David Daiches- An Critical Approach to Literature

1- John Dryden, şair, münekkit. 17.Yüzyılda yaşamış olan Dryden, İngiltere’de kritisizmi başlatan ilk kişidir ve İngiliz eleştirisinin babası olarak kabul edilir.

Ekstra not: Aristo ise dünyada bilinen ilk eleştirmendir. Bknz: Poetics by Aristo translated by Butcher, 16th Century, England.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İngiliz Romantik Şiiri Üzerine Birkaç Söz

Mustafa Burak Sezer
İngiliz Romantik şiirinin William Shakespeare'la başladığı kabul edilir, fakat bu akımın şiirde hakiki bir akım olması, ya da Romantizmin şiirde ikinci kez dirilmesi, William Wordsworth, Coleridge ve Robert Southey'le yaşanmıştır ya da başlamıştır. Bu şairlerin Romantik akımı oluşturmasında 1783'te İngiltere'nin emperyal zulmüne karşı Kuzey Amerika'da cereyan eden Amerikan İhtilali ve akabinde 1789'da emperyal kraliyet sömürge rejimine karşı meydana gelen Fransız İhtilali'nin büyük etkisi olmuştur. Kral Louis'in karısı Kraliçe Mary Antoniette'nin bilindik sözü meşhurdur, "Eğer insanların yiyecek ekmekleri yoksa, müsade edin kek yesinler". Fransız İhtilali başladığında William Wordsworth Paris'te yaşıyordu ve 19 yaşındaydı. Fransız İhtilalinin etkisi, Wordsworth'un "Prelud" (prelüd, peşrev, giriş) adlı şiirinin ilk stanzalarında açıkça görülür.
Romantik şairler sentimental olarak, Fransız İhtilalinin ge…

Henry Fielding'in Joseph Andrews'u Üzerine Birkaç Not

Mustafa Burak Sezer
Fielding, İngiliz romanına getirdiği realistik açılımla, İngiliz romanının babası olarak kabul edilir. Her ne kadar John Bunyan'ın The Pilgrim's Progress'i ve Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe'su edebiyat tarihçileri arasında asırlardır ilk roman babında bir tartışma konusu olsa da, İngiliz edebiyatında ilk yazılan roman cumhur gözünde Fielding'in çağdaşı Richardson'ın Pamela'sıdır. Richardson ve Fielding 18. yüzyılın ikinci yarısında aynı zam anda İngiltere'de "Age of Dr.Johnson", -Dr. Jonhson Çağı- olarak adlandırılan zaman diliminde yaşamıştır.
Richardson, Fielding'in aksine sürekli moral üzerine ahlak dersleri vererek, didaktik romanlar yazar. İlk roman olarak kabul edilen Richardson'un Pamela'sı epistolarik (mektup biçimsel) roman türünde kaleme alınmıştır. Tamamen moral kaygılar güden Richardson, Pamela'sını erdemli ve iffetli bir kadın olarak portreler. Büyük bir malikanede hizmetçilik yapan genç v…

Hızlı konuşan kadın