12 Temmuz 2008 Cumartesi

üçkâğıt / şubat 1892



Cody Walker

nihayet ufuk kafayı buldu. bize uyar,
Walt. bu haftanın haberleri iki adamı bulmuş
briç esnasında, bir yayın balığı üzerinde dövüşürken; ikisi de
düşmüş. hakim bunları baş belası ilan edip,
bir ay kodese tıktı. hepsi
yağmur platin levhalar üzerine dökülürken,
zanna nehir kıyısında yürüyüp, egsoz gazı çıkarırken
dumanlı. bunları düşünürken
dünya hiç bir yere gitmiyor-- zanna gidecek,
köprüler devrilecek kendi köpeğim beni tanımayacak.
eğer kankökleri ve zinya çiçekleri toplayıp
ayaklarının yoluna bir çelenk yapıp, kavşakta boğazımı kesersem
bu bir işe yarar mı? işler kontrolümden çıktı,
Walt, yağmurun düşme şekli-- yağmur sadece düşüyor işte.
ya da belki de kalır. beni hiç bir şey şaşırtmıyor.
sahil boyuna rastgelip devam edebiliriz,
zincirlenmiş boyunlarımızla atlantik'i selamlayıp,
kayaların ve dev dalgaların içine gömülebiliriz.

bele kadar west virginia'nın içinde,

Caleb


Çeviri: Mustafa Burak Sezer

11.04.2008 / İslamabad



Wheeling / February 1892


The horizon is finally jagged. It fits us,
Walt. The news this week finds two men
on a bridge, fighting over a mud-cat; both
fall off. The judge declares them a nuisance,
locks them up for a month. All this
while the rain spills in platinum sheets,
while Zanna walks the riverbank, scavenging
with Smoke. All this while I think
the world's going nowhere—she'll leave,
bridges will topple, my own dog won't know me.
Would it help if I gathered bloodroot and zinnias,
made a wreath by her feet, cut my throat
at the crossroads? Things are out of my hands,
Walt, the way the rain falls—it just falls.
Or maybe she'll stay. Nothing surprises me.
We may hit the coastline and keep going,
greet the Atlantic with our necks shackled,
sink into the rocks and breakers.

Waist-deep in West Virginia,

Caleb



*Cody Walker, Seattle'da, Richard Hugo House'a bağlı olarak çalışan bir yazar. Ayrıca, Seattle Edebiyat ve Beşeri İlimler ve Yazar Konferansları Okullar Programı bünyesinde, Washington Üniversite'sinde İngilizce ve Şiir eğitimi veriyor. Çalışmaları, Best American Poetry, Best New Poets, Shenandoah, Parnassus, Slate, Prairie Schooner, Subtropics, Light gibi dergi ve antolojilerde yayınlanıyor.


KARAKALEM - Yüxexes SAYI: 4

Haziran

2 yorum:

Pixie dedi ki...

Ukalalığımı bağışlayın ancak bir çevirmen olarak yanlış çeviri görünce dayanamıyorum. Çeviri ne yazık ki yoruma çok açık bir iş bu nedenle eleştriler havada kalır genelde. Lakin çok açık olan şu ki:
- "Fight over something" = "Bir şey için kavga etmek"
- "Fall off the bridge"= "Köprüden aşağı düşmek"

Bu durumda cümlenin çevirisi oldukça yanlış. "...bir yayın balığı için dövüşürken köprüden aşağı düşen iki adam haberlere malzeme oldu..." şeklinde olsa daha hoş olmaz mı?

mustafaburaksezer dedi ki...

şiir çevirisinde mota mot bir çeviri yaklaşımından ziyade "freestyle" tekniği idealdir.

şiirde,
"...bir yayın balığı için dövüşürken köprüden aşağı düşen iki adam haberlere malzeme oldu..."

demek poetik olmayan, estet anlamda sıradan, günlük bir cümle türkçe söylediğiniz zaman. ama burda şairaneliğinizi kullanarak yeni bir cümle yarattığınızda, biraz ironi, biraz mantık dezanformasyonu yaparak, "bir yayın balığı üzerinde dövüşürken; ikisi de
düşmüş." cümlesini elde edebilirsiniz. bu daha vurucu, estet ve şiirsel olur.

şiir çevirisini şairlerin yapması gerekir zaten. bir metin, günlük konuşma dili veya formal bir dili değil bir yaratıcılığı, imgelemi, his derinliğini çeviriyorsunuz çünkü. bu babta şiir çevirilerinde şairleri tercih ediyirum.

harold bloom da şiir çevirisine inanmayanlardan. birçok farklı eleştirmen ve şair de bu yönde hem fikir. ben de bu konuda aynı düşünceyi paylaşıyorum. bir şiiri çevirmiyor, yeniden yazıyorsunuz.

selamlar

Etiketler

300 (1) Allen Ginsberg (2) Amaççı Yanılım (1) Amiri Baraka (3) Ardengo Soffici (1) Aşk (1) Attila İlhan (1) Cahit Koytak (1) Cemal Süreya (2) CHP (1) Cody Walker (2) Çeviri Öykü (3) Çeviri Şiir (31) Daniel Defoe (1) David Lerner (1) Deneme (3) Diane Di Prima (1) Dictionary of Poets (3) Dimitris Dimosthenous Lentzis (1) Eleştiri (10) Ezra Pound (1) Faiz Ahmed Faiz (2) Footnote to Howl (1) Füruğ Ferruhzad (1) Gregory Corso (1) Henry Fielding (1) Hindistan (1) Hip Hop (1) Hüseyin Cöntürk (1) İngiliz Romantik Şiiri (1) intertextuality (1) İsmet Özel (1) J.A.Cuddon (1) James Merrill (1) Jean Fritz (1) Jeanne Murray Walker (1) Joseph Andrews (1) Julia Kristeva (1) Kamala Das (2) Karen Chase (1) Kay Ryan (1) Liang Xiaoming (1) Lisa Lewis (1) Louise Glück (1) Mahmut Derviş (1) Margaret Atwood (1) Maria Wong (1) Mehmet Akif Ersoy (1) Mehmet Aycı (1) Mein Kampf (1) Metinlerarasılık (1) Mikhail Bakhtin (1) Morning of Hayyam (1) Muhammed İkbal (3) Mustafa Burak Sezer (22) Müzik (1) Nazım Hikmet (1) Necip Fazıl Kısakürek (1) Niels Hav (1) Orhan Veli (1) Oscar Wilde (1) Ountlandish (1) Öykü (5) Parveen Shakir (1) Poetry (1) Poetry in Turkish Translation (20) Post-Modernizm (1) Postmodernist Sanat (1) Robinson Crusoe (1) Senaryo (1) Sezai Karakoç (1) Sinema (1) Söyleşi (2) Sözlük (5) Steve Scafidi (1) Sümeyye Çomaklı (1) Şairler Sözlüğü (3) Şiir (11) T. S. Eliot (1) The Handmaid's Tale (1) Trevanian (1) Turkish Poetry (11) Ünsal Ünlü (1) Valzhyna Mort (1) Vera Pavlova (1) W. K. Wimsatt (1) W.H. Auden (1) William Butler Yeats (1)