Ana içeriğe atla

üçkâğıt / şubat 1892



Cody Walker

nihayet ufuk kafayı buldu. bize uyar,
Walt. bu haftanın haberleri iki adamı bulmuş
briç esnasında, bir yayın balığı üzerinde dövüşürken; ikisi de
düşmüş. hakim bunları baş belası ilan edip,
bir ay kodese tıktı. hepsi
yağmur platin levhalar üzerine dökülürken,
zanna nehir kıyısında yürüyüp, egsoz gazı çıkarırken
dumanlı. bunları düşünürken
dünya hiç bir yere gitmiyor-- zanna gidecek,
köprüler devrilecek kendi köpeğim beni tanımayacak.
eğer kankökleri ve zinya çiçekleri toplayıp
ayaklarının yoluna bir çelenk yapıp, kavşakta boğazımı kesersem
bu bir işe yarar mı? işler kontrolümden çıktı,
Walt, yağmurun düşme şekli-- yağmur sadece düşüyor işte.
ya da belki de kalır. beni hiç bir şey şaşırtmıyor.
sahil boyuna rastgelip devam edebiliriz,
zincirlenmiş boyunlarımızla atlantik'i selamlayıp,
kayaların ve dev dalgaların içine gömülebiliriz.

bele kadar west virginia'nın içinde,

Caleb


Çeviri: Mustafa Burak Sezer

11.04.2008 / İslamabad



Wheeling / February 1892


The horizon is finally jagged. It fits us,
Walt. The news this week finds two men
on a bridge, fighting over a mud-cat; both
fall off. The judge declares them a nuisance,
locks them up for a month. All this
while the rain spills in platinum sheets,
while Zanna walks the riverbank, scavenging
with Smoke. All this while I think
the world's going nowhere—she'll leave,
bridges will topple, my own dog won't know me.
Would it help if I gathered bloodroot and zinnias,
made a wreath by her feet, cut my throat
at the crossroads? Things are out of my hands,
Walt, the way the rain falls—it just falls.
Or maybe she'll stay. Nothing surprises me.
We may hit the coastline and keep going,
greet the Atlantic with our necks shackled,
sink into the rocks and breakers.

Waist-deep in West Virginia,

Caleb



*Cody Walker, Seattle'da, Richard Hugo House'a bağlı olarak çalışan bir yazar. Ayrıca, Seattle Edebiyat ve Beşeri İlimler ve Yazar Konferansları Okullar Programı bünyesinde, Washington Üniversite'sinde İngilizce ve Şiir eğitimi veriyor. Çalışmaları, Best American Poetry, Best New Poets, Shenandoah, Parnassus, Slate, Prairie Schooner, Subtropics, Light gibi dergi ve antolojilerde yayınlanıyor.


KARAKALEM - Yüxexes SAYI: 4

Haziran

Yorumlar

Pixie dedi ki…
Ukalalığımı bağışlayın ancak bir çevirmen olarak yanlış çeviri görünce dayanamıyorum. Çeviri ne yazık ki yoruma çok açık bir iş bu nedenle eleştriler havada kalır genelde. Lakin çok açık olan şu ki:
- "Fight over something" = "Bir şey için kavga etmek"
- "Fall off the bridge"= "Köprüden aşağı düşmek"

Bu durumda cümlenin çevirisi oldukça yanlış. "...bir yayın balığı için dövüşürken köprüden aşağı düşen iki adam haberlere malzeme oldu..." şeklinde olsa daha hoş olmaz mı?
mustafaburaksezer dedi ki…
şiir çevirisinde mota mot bir çeviri yaklaşımından ziyade "freestyle" tekniği idealdir.

şiirde,
"...bir yayın balığı için dövüşürken köprüden aşağı düşen iki adam haberlere malzeme oldu..."

demek poetik olmayan, estet anlamda sıradan, günlük bir cümle türkçe söylediğiniz zaman. ama burda şairaneliğinizi kullanarak yeni bir cümle yarattığınızda, biraz ironi, biraz mantık dezanformasyonu yaparak, "bir yayın balığı üzerinde dövüşürken; ikisi de
düşmüş." cümlesini elde edebilirsiniz. bu daha vurucu, estet ve şiirsel olur.

şiir çevirisini şairlerin yapması gerekir zaten. bir metin, günlük konuşma dili veya formal bir dili değil bir yaratıcılığı, imgelemi, his derinliğini çeviriyorsunuz çünkü. bu babta şiir çevirilerinde şairleri tercih ediyirum.

harold bloom da şiir çevirisine inanmayanlardan. birçok farklı eleştirmen ve şair de bu yönde hem fikir. ben de bu konuda aynı düşünceyi paylaşıyorum. bir şiiri çevirmiyor, yeniden yazıyorsunuz.

selamlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İngiliz Romantik Şiiri Üzerine Birkaç Söz

Mustafa Burak Sezer
İngiliz Romantik şiirinin William Shakespeare'la başladığı kabul edilir, fakat bu akımın şiirde hakiki bir akım olması, ya da Romantizmin şiirde ikinci kez dirilmesi, William Wordsworth, Coleridge ve Robert Southey'le yaşanmıştır ya da başlamıştır. Bu şairlerin Romantik akımı oluşturmasında 1783'te İngiltere'nin emperyal zulmüne karşı Kuzey Amerika'da cereyan eden Amerikan İhtilali ve akabinde 1789'da emperyal kraliyet sömürge rejimine karşı meydana gelen Fransız İhtilali'nin büyük etkisi olmuştur. Kral Louis'in karısı Kraliçe Mary Antoniette'nin bilindik sözü meşhurdur, "Eğer insanların yiyecek ekmekleri yoksa, müsade edin kek yesinler". Fransız İhtilali başladığında William Wordsworth Paris'te yaşıyordu ve 19 yaşındaydı. Fransız İhtilalinin etkisi, Wordsworth'un "Prelud" (prelüd, peşrev, giriş) adlı şiirinin ilk stanzalarında açıkça görülür.
Romantik şairler sentimental olarak, Fransız İhtilalinin ge…

Henry Fielding'in Joseph Andrews'u Üzerine Birkaç Not

Mustafa Burak Sezer
Fielding, İngiliz romanına getirdiği realistik açılımla, İngiliz romanının babası olarak kabul edilir. Her ne kadar John Bunyan'ın The Pilgrim's Progress'i ve Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe'su edebiyat tarihçileri arasında asırlardır ilk roman babında bir tartışma konusu olsa da, İngiliz edebiyatında ilk yazılan roman cumhur gözünde Fielding'in çağdaşı Richardson'ın Pamela'sıdır. Richardson ve Fielding 18. yüzyılın ikinci yarısında aynı zam anda İngiltere'de "Age of Dr.Johnson", -Dr. Jonhson Çağı- olarak adlandırılan zaman diliminde yaşamıştır.
Richardson, Fielding'in aksine sürekli moral üzerine ahlak dersleri vererek, didaktik romanlar yazar. İlk roman olarak kabul edilen Richardson'un Pamela'sı epistolarik (mektup biçimsel) roman türünde kaleme alınmıştır. Tamamen moral kaygılar güden Richardson, Pamela'sını erdemli ve iffetli bir kadın olarak portreler. Büyük bir malikanede hizmetçilik yapan genç v…

Hızlı konuşan kadın