Ana içeriğe atla

St. Louis / Ocak 1891





Cody Walker*

St. Louis / Ocak 1891

dört lezbiyenle vist oynuyoruz
ve henüz gelen hayalet-adamlarla poker
çekirge vebalarından. zanna blöf yapıyor
vahşice. burada benden de çok kendini evde hissediyor,
hatta dumandan bile çok,
rıhtım işçilerini nehir vurgunlarından dolayı çarpmalı.
zanna bir kış apartmanında yaşayabilir,
sulusepken ve sigara karışımında dikilebilir.
balkabağıyla, şaşkın-ağızlı bir ağustos istiyorum
kavun lâpası, yer elması ve barakuda,
somon dutu ve havuçlar. tren istiyorum bir tane
saat beşte "arka frenleri" ıslık çalıp ve biz,
Walt, Union İstasyonu'nda, bekliyoruz. dün gece
nehir söyledi seni kendi başıma bulabilirmişim,
dedi ki natürel kesişme noktaları varmış
chicago'ya git. lütfen bildiğime inan
nehirlerin siren gibi çalıştığına, şu sekizliler
asları takip eder, şu barakuda deniz balığı.
zanna ve ben tamtakır halılarda yemeğe oturup
toz ve kıymık yiyip, kendi kanımızı içiyoruz.

aziz, vampir, 26 yaşında,

Calep


St. Louis / January 1891


We play whist with four sapphics,
and poker with ghost-men just back
from the grasshopper plagues. Zanna bluffs
savagely. She's more at home here than I,
more even than Smoke, who has to outwit
wharf-roustabouts from their river hauls.
Zanna could live in a winter apartment,
could stand the mix of sleet and cigarettes.
I want gape-mouthed August, with pumpkins
and mushmelons, yams and barracuda,
cloudberries and carrots. I want a train
whistling "down brakes" at five a.m. and us,
Walt, at Union Station, waiting. Last night
the river said I'd find you on my own,
said There are natural confluences, said
go to Chicago. Please believe that I know
that rivers work like sirens, that eights
follow aces, that barracuda are sea-fish.
Zanna and I take our meals on bare carpets.
We eat dust and splinters, drink our own blood.

Saint, vampire, old at 26,

Caleb


-->
Çeviri: Mustafa Burak Sezer
11.04.2008 / İslamabad


*Cody Walker, Seattle'da, Richard Hugo House'a bağlı olarak çalışan bir yazar. Ayrıca, Seattle Edebiyat ve Beşeri İlimler ve Yazar Konferansları Okullar Programı bünyesinde, Washington Üniversite'sinde İngilizce ve Şiir eğitimi veriyor. Çalışmaları, Best American Poetry, Best New Poets, Shenandoah, Parnassus, Slate, Prairie Schooner, Subtropics, Light gibi dergi ve antolojilerde yayınlanıyor.

KARAKALEM - Yüxexes SAYI: 4
Haziran

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İngiliz Romantik Şiiri Üzerine Birkaç Söz

Mustafa Burak Sezer
İngiliz Romantik şiirinin William Shakespeare'la başladığı kabul edilir, fakat bu akımın şiirde hakiki bir akım olması, ya da Romantizmin şiirde ikinci kez dirilmesi, William Wordsworth, Coleridge ve Robert Southey'le yaşanmıştır ya da başlamıştır. Bu şairlerin Romantik akımı oluşturmasında 1783'te İngiltere'nin emperyal zulmüne karşı Kuzey Amerika'da cereyan eden Amerikan İhtilali ve akabinde 1789'da emperyal kraliyet sömürge rejimine karşı meydana gelen Fransız İhtilali'nin büyük etkisi olmuştur. Kral Louis'in karısı Kraliçe Mary Antoniette'nin bilindik sözü meşhurdur, "Eğer insanların yiyecek ekmekleri yoksa, müsade edin kek yesinler". Fransız İhtilali başladığında William Wordsworth Paris'te yaşıyordu ve 19 yaşındaydı. Fransız İhtilalinin etkisi, Wordsworth'un "Prelud" (prelüd, peşrev, giriş) adlı şiirinin ilk stanzalarında açıkça görülür.
Romantik şairler sentimental olarak, Fransız İhtilalinin ge…

Henry Fielding'in Joseph Andrews'u Üzerine Birkaç Not

Mustafa Burak Sezer
Fielding, İngiliz romanına getirdiği realistik açılımla, İngiliz romanının babası olarak kabul edilir. Her ne kadar John Bunyan'ın The Pilgrim's Progress'i ve Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe'su edebiyat tarihçileri arasında asırlardır ilk roman babında bir tartışma konusu olsa da, İngiliz edebiyatında ilk yazılan roman cumhur gözünde Fielding'in çağdaşı Richardson'ın Pamela'sıdır. Richardson ve Fielding 18. yüzyılın ikinci yarısında aynı zam anda İngiltere'de "Age of Dr.Johnson", -Dr. Jonhson Çağı- olarak adlandırılan zaman diliminde yaşamıştır.
Richardson, Fielding'in aksine sürekli moral üzerine ahlak dersleri vererek, didaktik romanlar yazar. İlk roman olarak kabul edilen Richardson'un Pamela'sı epistolarik (mektup biçimsel) roman türünde kaleme alınmıştır. Tamamen moral kaygılar güden Richardson, Pamela'sını erdemli ve iffetli bir kadın olarak portreler. Büyük bir malikanede hizmetçilik yapan genç v…

Hızlı konuşan kadın