Ana içeriğe atla

Trevanian



Trevanian diyor ki:

“Başlangıçtan beri doğru için yazdım, estet için veya akademik ya da entelektüellik için değil, sadece günlük hayatın her zamanki canlı ve hassas kişisini anlatmak için. Konuları, sosyal ve politik ilgileri seçmek benim için bir zevk ve ayrıca bir işti ve havas edebiyatında karşılaştığımız duygusal çağrışımlar ve onları janra edebiyatı olarak ifade ettiğimiz idiomlar ve teknikler: ileriye-sıçrayan öykü, keskin karakter, hızlı diyalog ve anlatının kaçınılmaz lokomotifi. (Bir öyküde durma anlarında araya iliştirdiğimiz “ve” ile ve tekrar başlamak için “sonra” ile ve mekanizma son vitesteyken “bu yüzden” linkleriyle anlatı mekanizmasının işlediğini fark edersiniz.) Öykünün bu unsurları, saf romanın kaygılarının hem tüketilmesini hem de kolayca özümsenmesini sağlar.

Eğer pek çok başarılı yazarın yaptığı gibi tek bir sanat janrasına tutunup yazsaydım daha fazla para kazanabilirdim. Birçok okuyucu kitapları bir kaçış için tüketir ve kısa bir süre sonra kendi tür tercihleri gelişir. (Ya da kendi uyuşturucu maddelerini keşfederler.) Eğer bir yazarın kendilerine çalıştığını keşfederlerse, diğer çalışmalarını da okurlar, böylece yazar diğer üç, dört eski kitabını da satmış olur. Yani, aynı türe odaklanmak mali yönden mantıklıdır, ama ben aynı türü tekrar tekrar yazmaktan sıkılırdım. Kitabımın, taşıdığı sosyal, felsefi ve politik mesajlarla birlikte kendi türünün mükemmel bir örneği olmasıyla ilgiliyim-- ama seçmek zorunda olsaydım, öykü unsurlarını korurdum. Vaaz vermeye başladığımda okuyucuyu kitabı duvara fırlatmasından alı koymak için her romanı yeterli öyküyle, aksiyon ve hızlı diyaloglarla sırılsıklam ederim.

Janraları değiştirmek benim için çok çekiciydi, ama okuyucularımın bu janraları takip etmesi, mesela casus polisiyesinden, Erwardian romansa geçmem anlaşılır bir şekilde zordu ve zamanla bazıları beni okumayı bıraktılar. Bununla beraber, tatmin edici ölçüde geniş bir okuyucu kitlesi Trevanian’ı kariyeri boyunca takip etti. Trevanian hayranları enteresan bir grup, tür tiryakisi değil, besbelli dikkatli bir işçiliğin öğelerini ve sağlam bir öykücülüğü anlayıp, takdir ediyorlar.”

Yorumlar

mustafaburaksezer dedi ki…
Rodney William Whitaker, (doğum 12 Haziran 1931, New York - ölüm 14 Aralık 2005 İngiltere) ABD'li yazar. Romanlarında genellikle Trevanian takma adını kullandığı için bu isimle tanınır.

14 Aralık 2005'te 74 yaşında hayata veda etti. İngiltere'nin batısında adı açıklanmayan bir kronik akciğer hastalığı tedavisi gören Whitaker, 15 Aralık'ta toprağa verildi. Vasiyetine uygun olarak mezarının yeri açıklanmadı.

"Trevanian" adıyla yazdığı casusluk ve macera romanlarıyla ünlenen Rod Whitaker, kendi adının dışında, "Nicholas Seare" ve "Benat LeCagot" gibi birçok takma isimle değişik konularda eserler yayımladı.

Katya'nın Yazı, Şibumi, Hesaplaşma, Yirminci Mil Türkçe'ye çevrilen ve en bilinen kitapları. Kitapları dünyada milyonlarca basılan Whitaker, yaşamı süresince hiç ortaya çıkmayarak kendisini gizledi. Yakın algılama yeteneği sayesinde fotoğrafı hiç çekilememiştir.

Şibumi (Shibumi) adlı macera romanı dünyada satış rekorları kırmıştır. Yazarın Yayımlanmış 10 kadar romanı 5 milyonun üzerinde satış yapmıştır. Türkçe’ye İnfazcı adıyla çevrilen ilk romanı The Eiger Sanction, ünlü oyuncu / yönetmen Clint Eastwood tarafından sinemaya kazandırılmış ve çok başarılı performans sergilemiştir.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Rodney_William_Whitaker

Bu blogdaki popüler yayınlar

İngiliz Romantik Şiiri Üzerine Birkaç Söz

Mustafa Burak Sezer
İngiliz Romantik şiirinin William Shakespeare'la başladığı kabul edilir, fakat bu akımın şiirde hakiki bir akım olması, ya da Romantizmin şiirde ikinci kez dirilmesi, William Wordsworth, Coleridge ve Robert Southey'le yaşanmıştır ya da başlamıştır. Bu şairlerin Romantik akımı oluşturmasında 1783'te İngiltere'nin emperyal zulmüne karşı Kuzey Amerika'da cereyan eden Amerikan İhtilali ve akabinde 1789'da emperyal kraliyet sömürge rejimine karşı meydana gelen Fransız İhtilali'nin büyük etkisi olmuştur. Kral Louis'in karısı Kraliçe Mary Antoniette'nin bilindik sözü meşhurdur, "Eğer insanların yiyecek ekmekleri yoksa, müsade edin kek yesinler". Fransız İhtilali başladığında William Wordsworth Paris'te yaşıyordu ve 19 yaşındaydı. Fransız İhtilalinin etkisi, Wordsworth'un "Prelud" (prelüd, peşrev, giriş) adlı şiirinin ilk stanzalarında açıkça görülür.
Romantik şairler sentimental olarak, Fransız İhtilalinin ge…

Henry Fielding'in Joseph Andrews'u Üzerine Birkaç Not

Mustafa Burak Sezer
Fielding, İngiliz romanına getirdiği realistik açılımla, İngiliz romanının babası olarak kabul edilir. Her ne kadar John Bunyan'ın The Pilgrim's Progress'i ve Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe'su edebiyat tarihçileri arasında asırlardır ilk roman babında bir tartışma konusu olsa da, İngiliz edebiyatında ilk yazılan roman cumhur gözünde Fielding'in çağdaşı Richardson'ın Pamela'sıdır. Richardson ve Fielding 18. yüzyılın ikinci yarısında aynı zam anda İngiltere'de "Age of Dr.Johnson", -Dr. Jonhson Çağı- olarak adlandırılan zaman diliminde yaşamıştır.
Richardson, Fielding'in aksine sürekli moral üzerine ahlak dersleri vererek, didaktik romanlar yazar. İlk roman olarak kabul edilen Richardson'un Pamela'sı epistolarik (mektup biçimsel) roman türünde kaleme alınmıştır. Tamamen moral kaygılar güden Richardson, Pamela'sını erdemli ve iffetli bir kadın olarak portreler. Büyük bir malikanede hizmetçilik yapan genç v…

Hızlı konuşan kadın