Ana içeriğe atla

Valzhyna Mort: Beyaz Rusyalı

video





Beyaz Rusyalı

Valzhyna Mort


annelerimiz bile bilmez nasıl doğduğumuzu
bacaklarını ayırıp dışarıya nasıl sürünerek çıktığımızı
bombalandıktan sonra yıkıntıların arasından sürünmen gibi
hangimizin kız ya da erkek olduğunu söylemek zordu
ekmek olduğunu farzederek pisliği tıka basa yedik
ve geleceğimiz
ufukta ince bir iplik üzerinde bir jimnaktikçi
gibi şov yapıyordu
en yüksek mevkide
orospu gibi

biz kapısı önce tebeşirle vurulan
bir ülkede büyüdük
sonra karanlıkta bir savaş arabası gelirdi
ve seni kimseler görmezdi artık
ama o arabalarda ne silahlı adamlar
ne de tırpanlı göçebeler olurdu
aşk severdi böyle ziyaretleri
bizi gizlice yakalardı

biraz bozuk para için ne yaptığımızı kimsenin umursamadığı
umumi helâlarda özgürdük sadece
yazın sıcağıyla kışın karıyla dövüştük
dilin kendisi olduğumuzu öğrendiğimiz zaman
ve gözlerimizle konuştuğumuzda dilimiz sökülürdü
ellerimizle konuştuğumuzda gözlerimiz dürtüklendi
ellerimiz kesildiğinde ayak parmaklarımızla söyleştik
bacaklarımız vurulduğunda başımızı evet anlamında salladık
ve hayır anlamında salladık başımızı canlı canlı yediklerinde
geri süründük uyuyan annelerimizin karınlarına
bir bomba sığınağına girer gibi
tekrar doğmak için

ve işte ufukta geleceğimizin jimnastikçisi
güneşin kızgın çemberinde zıplıyordu.

Çeviri: Mustafa Burak Sezer
25 Ekim ’09 / İstanbul

*Gözyaşları Fabrikası’ndan. (Factory of Tears, by Copper Canyon Press.)

Valzhyna Mort 1981’de Beyaz Rusya’nın Minsk kentinde doğdu. Şiirleri bir çok Avrupa diline çevrilip, çeşitli dergi ve antolojilerde yer aldı. 2004’te Slovenya’da şiir okuma performanslarından ötürü Velencia Kristal Ödülüne layık görüldü. Şair Amerika’nın Virginia eyaletinde yaşıyor.

Yedi İklim, Sayı 236, Kasım ‘09

..........................
..........................




Belarusian I*
by Valzhyna Mort
translated by Franz Wright and Elizabeth Oehlkers Wright

even our mothers have no idea how we were born
how we parted their legs and crawled out into the world
the way you crawl from the ruins after a bombing
we couldn't tell which of us was a girl or a boy
we gorged on dirt thinking it was bread
and our future
a gymnast on a thin thread of the horizon
was performing there
at the highest pitch
bitch

we grew up in a country where
first your door is stroked with chalk
then at dark a chariot arrives
and no one sees you anymore
but riding in those cars were neither
armed men nor
a wanderer with a scythe
this is how love loved to visit us
and snatch us veiled

completely free only in public toilets
where for a little change nobody cared what we were doing
we fought the summer heat the winter snow
when we discovered we ourselves were the language
and our tongues were removed we started talking with our eyes
when our eyes were poked out we talked with our hands
when our hands were cut off we conversed with our toes
when we were shot in the legs we nodded our heads for yes
and shook our heads for no and when they ate our heads alive
we crawled back into the bellies of our sleeping mothers
as if into bomb shelters
to be born again

and there on the horizon the gymnast of our future
was leaping through the fiery hoop
of the sun

*poem is from Factory of Tears, just published by Copper Canyon Press.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
You have to express more your opinion to attract more readers, because just a video or plain text without any personal approach is not that valuable. But it is just form my point of view
mustafaburaksezer dedi ki…
thanks for the comment. i appreciate it.
Igor Ursenco dedi ki…
Goog job, Mustafa
mustafaburaksezer dedi ki…
thanks dear igor.

Bu blogdaki popüler yayınlar

İngiliz Romantik Şiiri Üzerine Birkaç Söz

Mustafa Burak Sezer
İngiliz Romantik şiirinin William Shakespeare'la başladığı kabul edilir, fakat bu akımın şiirde hakiki bir akım olması, ya da Romantizmin şiirde ikinci kez dirilmesi, William Wordsworth, Coleridge ve Robert Southey'le yaşanmıştır ya da başlamıştır. Bu şairlerin Romantik akımı oluşturmasında 1783'te İngiltere'nin emperyal zulmüne karşı Kuzey Amerika'da cereyan eden Amerikan İhtilali ve akabinde 1789'da emperyal kraliyet sömürge rejimine karşı meydana gelen Fransız İhtilali'nin büyük etkisi olmuştur. Kral Louis'in karısı Kraliçe Mary Antoniette'nin bilindik sözü meşhurdur, "Eğer insanların yiyecek ekmekleri yoksa, müsade edin kek yesinler". Fransız İhtilali başladığında William Wordsworth Paris'te yaşıyordu ve 19 yaşındaydı. Fransız İhtilalinin etkisi, Wordsworth'un "Prelud" (prelüd, peşrev, giriş) adlı şiirinin ilk stanzalarında açıkça görülür.
Romantik şairler sentimental olarak, Fransız İhtilalinin ge…

Henry Fielding'in Joseph Andrews'u Üzerine Birkaç Not

Mustafa Burak Sezer
Fielding, İngiliz romanına getirdiği realistik açılımla, İngiliz romanının babası olarak kabul edilir. Her ne kadar John Bunyan'ın The Pilgrim's Progress'i ve Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe'su edebiyat tarihçileri arasında asırlardır ilk roman babında bir tartışma konusu olsa da, İngiliz edebiyatında ilk yazılan roman cumhur gözünde Fielding'in çağdaşı Richardson'ın Pamela'sıdır. Richardson ve Fielding 18. yüzyılın ikinci yarısında aynı zam anda İngiltere'de "Age of Dr.Johnson", -Dr. Jonhson Çağı- olarak adlandırılan zaman diliminde yaşamıştır.
Richardson, Fielding'in aksine sürekli moral üzerine ahlak dersleri vererek, didaktik romanlar yazar. İlk roman olarak kabul edilen Richardson'un Pamela'sı epistolarik (mektup biçimsel) roman türünde kaleme alınmıştır. Tamamen moral kaygılar güden Richardson, Pamela'sını erdemli ve iffetli bir kadın olarak portreler. Büyük bir malikanede hizmetçilik yapan genç v…

Hızlı konuşan kadın