Ana içeriğe atla

Bin İkinci Gece


Bin İkinci Gece

Irma Brandeis için

1. Rigor Vitae

James Merrill

İstanbul. 21 Mart. Bugün anlamsız
Bir sitemle uyandım. Yüzümün sağ yarısı
Kımıldamayı reddediyor. Gülmeliyim
Korku içinde sendelerken geri kalanı

Çifte yükün altında, diğer ikizi sarkmış,
Hisli ve sersemlemişken.
Burada yalnızım. Pek değil- dışarıda sisin içinden
Belli belirsiz uçan kelimeler: Pan Amerikan.

İki bin beş yüz sene bu şehir dingin Doğu’nun
Ve çıldırmış Batı’nın arasında ayakta kaldı.
Karamsar olmak için bir neden yok;
Henüz görmediğim bir sürü şey var,

Aya Sofya mesela. Çay sarhoşu, traşlı ve giyimli...
Çın! Çın!

Önce Kutsal Hikmetin evi
Bir camii oldu, şimdi alev-
siz bir boşluk. Apsis,
Saldırganca yerinden çıkmış,
Hâlâ o koyu yeşil apoletleri takıyor
Üzerinde (Arapça’sını unutan hacıya)
altın kırbaçların dağınık alfabesiyle
Öfkeli, eskiden kalma sloganlar karalanmış:
Muhtemelen“Tanrı benim acım!”
Veya “Bizans, evine dön!”
Tepende büyük kubbe,
Mozaik keli, bunak, bir yaldız
Losyonu içinde.
Eski bereketinin ipnotik parıltısı,
Abaküsün, nebulanın arasında ileri geri
Yerden kaldırılmış,
18. yüzyılın son ziyaretçisi,
Sayısız avuçların sonuncusuyla.
Bir kez olsun kendini düşünmek istemedin,
Ama dik tuttun başını
Pek çok seneler böyle metafizik kafatasları içinde
Böyle benzerlerini tutmazken, akrabalık da pohpohlanmıyorsa.
Bilgiyi ve inancı da boşlayabilirsin, sen de aziz duyarlılığını
Kaybettin. Başka ne umdun ki?

Dışarıda. Kökünden sökülmüş, sarıklı mezar taşları
Yan yana yatıyor. Korktuğum kadar var.
Bina, dinçliğe aç, zarif esas iskeletini
Koyu sarı yakılarla kirletmiş. Bir diyagram
Gerçek cephenin çamur ambalajı içinde
Ne kadar derinlerde kaldığını gösteriyor.
Yüzümü geri istiyorum.
Bir eczacı, hamamı tavsiye ediyor

Nemli hararet saatinden sonra
Birisi hızlı ve anlamsız bir konuşmayla
Bir mermer odaya götürülüp mermere
Keselenmek için fırlatılıyor,
Çarşafa ve havlulara sarılı
Bu ince türbeye götürülüyor
Bütün camları (kırmızı, kehribar, yeşil)
Kasvetin içine asılmış cam bir yıldızla,

Mücevher gibi havalarla silinmiş burda oturuyor
Ne kahvenin ne de lokumun tadını alıyor,
Ve izinsiz giren bir ziyaretçiye
(ya arkeolog ya da hırsızın)
Hâlâ hayat belirtisi içinde damlayan
Platin maskesine saldırıyor.

Ve şimdi? Sanırım modern kente dönüyoruz.
Köprünün karşısındaki yarı yolda, bebeksi bir anı
Tutulmuş üslubumu açacağını vâât ediyor.
Bunu yazmak için çoğalan ışıkta duruyorum:

Siyah ipekli saat kordonu olan bileğinin üzerinde, büyükannesinin bir kisti vardı, üç dört beyaz kılın diken diken olduğu kabarmış sert bir morluk. Ne kadar çok dizlerine uzanır ve bir ritimle yatıştırılırdı, o zaman tüm dünya muhtemelen- bir yüzüğün sarımtırak ışıması harici sınırını çizerken, ön planda yansıyan Muhteşem Süleyman'ın camisi, kütle ve minareler demirlemiş kayığının güvertesinde uykuya dalmış birisi tarafından hissedildi, o temel yön bulma işaretinin seçkin alçalış ve yükselişleri diğer her şeyden, onun sevgili elinden seçilirdi.

Soğuk. Rüzgâr şiddetleniyor. Tüm şehir
Bir retorikle dağılıyor. Ve orada,
Boğaz aynasının ötesinde
Bizi hareketsizliğe aksettiren hangi kara sahil ?

Bu tarafta kalabalıklar, sihirli bir fenerin parlaması-
Bisiklet süren Belçikalılar, kırmızı saçlı ev hanımları,
Gemi direkleri, gül mavisi gökte kargaların patlayan feryatları,
Atatürk’ün frağı... Bir rüya gibi,

Yeats’in “yaşamın içinde ölüm ve ölümün içinde yaşam”ı
Bizans; ve, öyleyse aynı işaretle,
Uyurgezerlik sahnesinde bir başına, bedenim uyandı
Ve boğazın ötesindeki belirlenmiş diğer sahile
Yelken açtı.

Çeviri: Mustafa Burak Sezer

(Nights and Days (Geceler ve Gündüzler) adlı kitaptan. sa: 4-7.)
Yedi İklim,
Sayı :245 Ağustos 2010


James Merrill
3 Mart 1926'da New York'da doğan Şair, 6 Şubat 1995'te Arizona'da öldü. Merrill Lynch adlı yatırım şirketinin sahibi Charles E. Merrill'in oğludur. Zengin doğmanın verdiği güvenceyle Merrill salt şiire adanmış bir hayata yönelmiştir. Lirik ve epik şiirleri ince işçiliği, derin bilgi ve nüktesiyle bilinir. Son döneme ait bir çok çalışması ruh çağırma tahtası üzerinde yapılan celselerde ortaya çıkmıştır.
Merrill'in ilk kitabı 'İlk Şiirler' (First Poems 1951) ve bunu izleyen diğer şiir derlemeleri şairin biçimci ustalığını gösterirken şiirlerinde şahsi olmayan, yapay bir tona sahip oldu. Withwater Street (1962) adlı şiir kitabından sonra eleştirmenler şairin rahat söyleyişe ve yazımında gelişen kişisel vizyona dikkat çektiler. Ulusal Kitap Ödülü kazanan Geceler ve Gündüzler (1966), Ateş Perdesi (1969) ve Doğa Şartlarına Meydan Okumak (1972) adlı kitaplarıyla ünü daha geniş bir kitleye yayıldı. Bu kitaplarındaki dizeleri daha çok otobiyografiye yakın şeylerdi ve romantik ailevi yaşantısına dair çarpıcı anlara odaklanıyordu. Bir yandan yüksek bir biçimci zevki sıkıca kavrarken aynı zamanda lirik dili sıradan konuşmayla birleştirerek nükteli, samimi, günlük konuşma diline yakın sayılabilecek bir ses yakaladı.
Epik şiirlerinin yer aldığı Pulitzer Ödüllü İlahi Komediler (Divine Comedies 1976) Ulusal Kitap Ödülü kazanan Mirabell: Sayı Kitapları (1978), Gösteri Alayı için Senaryolar (1980), daha sonra bir üçleme olarak basılan Sandover'da Değişen Işık (1982) kitapları Merrill'i kendi kuşağı arasında önde gelen Amerikan şairlerinden biri yaptı. Bu 17, 000 dizelik üçleme çalışması, şairin yaşam boyu süren tasalarını ciddi aynı zamanda nükteli bir özetle yazmasını sağlayan ruhlar aleminin bazen gerçek ve bazen de kurgusal karakterleriyle bir ruh tahtası vasıtasıyla kurduğu bir seri konuşmayı okuyucuya sunuyor. Şiirlerinden oluşan bir seçki, "İlk Dokuzdan: 1946-1979 Şiirleri" 1982'de basıldı. Diğer bir kitabı Gizli Oda (1988) Kongre Kütüphanesi'nin düzenlediği ilk Bobbitt Ulusal Şiir Ödülünü kazandı. Merrill şiirin yanında oyunlar, romanlar, denemeler ve bir anı kitabı yazmıştır. 15. ve son kitabı olan Tuzların Savrulması (A Scattering of Salts) ölümünün akabinde 1995'te yayınlandı. Şairin tüm şiirleri 2001 yılında basıldı.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İngiliz Romantik Şiiri Üzerine Birkaç Söz

Mustafa Burak Sezer
İngiliz Romantik şiirinin William Shakespeare'la başladığı kabul edilir, fakat bu akımın şiirde hakiki bir akım olması, ya da Romantizmin şiirde ikinci kez dirilmesi, William Wordsworth, Coleridge ve Robert Southey'le yaşanmıştır ya da başlamıştır. Bu şairlerin Romantik akımı oluşturmasında 1783'te İngiltere'nin emperyal zulmüne karşı Kuzey Amerika'da cereyan eden Amerikan İhtilali ve akabinde 1789'da emperyal kraliyet sömürge rejimine karşı meydana gelen Fransız İhtilali'nin büyük etkisi olmuştur. Kral Louis'in karısı Kraliçe Mary Antoniette'nin bilindik sözü meşhurdur, "Eğer insanların yiyecek ekmekleri yoksa, müsade edin kek yesinler". Fransız İhtilali başladığında William Wordsworth Paris'te yaşıyordu ve 19 yaşındaydı. Fransız İhtilalinin etkisi, Wordsworth'un "Prelud" (prelüd, peşrev, giriş) adlı şiirinin ilk stanzalarında açıkça görülür.
Romantik şairler sentimental olarak, Fransız İhtilalinin ge…

Henry Fielding'in Joseph Andrews'u Üzerine Birkaç Not

Mustafa Burak Sezer
Fielding, İngiliz romanına getirdiği realistik açılımla, İngiliz romanının babası olarak kabul edilir. Her ne kadar John Bunyan'ın The Pilgrim's Progress'i ve Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe'su edebiyat tarihçileri arasında asırlardır ilk roman babında bir tartışma konusu olsa da, İngiliz edebiyatında ilk yazılan roman cumhur gözünde Fielding'in çağdaşı Richardson'ın Pamela'sıdır. Richardson ve Fielding 18. yüzyılın ikinci yarısında aynı zam anda İngiltere'de "Age of Dr.Johnson", -Dr. Jonhson Çağı- olarak adlandırılan zaman diliminde yaşamıştır.
Richardson, Fielding'in aksine sürekli moral üzerine ahlak dersleri vererek, didaktik romanlar yazar. İlk roman olarak kabul edilen Richardson'un Pamela'sı epistolarik (mektup biçimsel) roman türünde kaleme alınmıştır. Tamamen moral kaygılar güden Richardson, Pamela'sını erdemli ve iffetli bir kadın olarak portreler. Büyük bir malikanede hizmetçilik yapan genç v…

Hızlı konuşan kadın