14 Ekim 2010 Perşembe

Gökkuşağı





Gökkuşağı

Ardengo Soffici

36 yıllık kalbine yedi fırça darbesi indir, dün 7 Nisan'da
ve aydınlat antik mevsimlerle eskimiş yüzünü.

Hayatı atlı karıncaların nikel sirenleri gibi sürdün,

Etrafta,
Bir şehirden diğerine, felsefeden hezeyana,
Aşktan şehvete, görkemden sefalete:
Ne bir kilise, sinema, okuma salonu veya taverna var, bilemezsin;

Her ailenin yatağında uyudun.

Unutulmuş tüm hüzünlerden
Bir karnaval yapılabilir
Şemsiyeli Avrupa kafelerinde.
Yola çıkmak duman arasında, yataklı vagonlar içinde kuzeye, güneye giderek,
mendillerle.

Ülkeler, saatler,
Seninle ay gibi, köpekler gibi her yere gelen bazı sesler var;
Ama sabahın renklerini
Ve rüyaları karıştıran
bir sirenin ıslığı
yine unutulmamış, ne de topaz koltukaltlarında boğulan falanca gecelerin parfümü.
Bu soğuk fulyalar burada, masanın üzerinde mürekkebin yanında
Rouen'de Hotel des Anglais'in 19 numaralı odasının duvarlarına boyanmıştı.
Bir tren penceremizin altından
Geceleyin Quai'ye doğru yürüyordu
Sicilya şarapları fıçıları arasında
rengârenk fenerlerin akislerinin kafasını uçuruyordu
ve Sen nehri bahçesiydi yanan bayrakların.

Artık zaman yok
Feza
Bir fosfor damlasında kıvrılan bir alacakaranlık kurdudur:

Her şey sanki dün gibi
Mesela 1902'de Paris'te çatı penceresiyle sıvılaşmış
35 metre kare gökyüzüyle çevrili
bir tavan arasındaydın
La Ville hâlâ her sabah sana
Cluny Meydanı'nın çiçek demetlerini sunarken
Saint Germain Bulvarı'ndan tramvaylar ve otobüsler fışkırıyor,
Rue de la Harpe'lı sarhoş gazete satıcısı kadının sesi
bu kırlarda duyuluyor geceleri:
"Paris-lanetleri", "L'Intransigeant", "la Presse".
Chausseures yolundaki mağaza sürekli yıldızlarla yarışıyor;
ve ben gün batımı likörleriyle massedilmiş ellerimi okşuyorum
Rigoletto'nun evinin oralarda intiharı tasarladığım gibi.

Evet, sevgilim!
En şanslı adam çiçekler gibi tesadüflerle nasıl yaşayacağını bilir
Şu gecen beyefendiye bir bak
Gazetelerin dördüncü sayfalarından kotarılmış
erkeksi gücüyle mağrur sigarasını yakıyor.

Veya şu süvari, dişlerinin arasında bir tutam zambakla
Çivit barakalar arasında dört nala koşturuyor.

Sonsuzluk bir sineğin uçuşunda parlıyor.

Gözlerinin rengini yan yana koy,
Reveransını planla
Öykü bir elveda gibi istasyonda yüzüyor;
Ve üç renkli güneş arabası çırpınıyor, nafile ve boşuna,
kayıtları evrenin eski makineleri arasında.
Hatırlarsın, karanlıkta beraberce ekilmiş bir öpücük
Bir Alman kitapçısının camında, Avenue de l'Opera,
ve keçi otluyor karaçalıların arasında
Persepolis'te, Dario'nun sarayının yıkılmış merdivenlerinde.
Yeter etrafa bakındığımız
Ve neşemizin çehresini diriltmek için
Rüya görür gibi yazmalarımız.

Aşkımın tenine çarpan iklimleri hatırlıyorum,
Tüm yerleri ve medeniyetleri
Arzularıma ışıldayan
karları,
sarı denizleri,
çan seslerini,
konvoyları...
Bombay yolunu ve İran'ın yanmış altınını
Siyah kanatta taşıdığım hiyeroglifi.
Günebakan ruhu, fenomen bu dans merkeziyle birleşiyor,
Ama en güzel şarkı saf duyguların şarkısı.

Sessizlik, öğle müziği,
Burada ve dünyanın içine doğru dairesel bir şiir:
Bugün ebediyetle evleniyor
Taçın içinden gökkuşağı yükseliyor.
Masamda oturuyorum, sigara içip, izliyorum;
Burada genç bir yaprak karşıdaki çiçek panayırında titriyor;
Beyaz kuğular gökyüzünü pencereden fırlatılmış aşk mektupları gibi döndürüyor:
Sembolü biliyorum, endamı,
Elektrik zinciri
Uzak şeylerin sempatikliğini
Ama bu paskalyanın mucize fistosunu sımsıkı çekmek için
meyveler lazım, ışıklar ve kalabalıklar
gün, yazın al vadisinde kendisini boğuyor
artık ateş ve mücevher köprüsü için
hiç bir kelime yok.

Gençlik, geçeceksin tiyatroda geçen her şey gibi
Heyhat! Öyleyse kendime eski afişlerden şahane bir kostüm yapacağım.

Çeviri: Mustafa Burak Sezer
Akbük Eylül-Ekim 2010

Ardengo Soffici
(1879-1964)

Tanınmış en meşhur İtalyan ressamlardan biridir, Paris'te yaşamış ve fütürist hareketiyle çatışmıştır, Soffici ayrıca bir çok deneme yanında ve son derece güzel şiirler de yazmıştır. Bazı şiirleri I. Dünya Savaşında bir memur olarak yaşadığı kendi tecrübeleri üzerine yazılmışken, tavır olarak Ungaretti'nin şiirlerinden (çaresizlik ve acizlik anlamında değil) faklıdır.

Ardengo Soffici
(1879-1964)
Better known as one of the great Italian painters who in Paris mixed and clashed with the Futurist movement, Ardengo Soffici also wrote many essays and some incredibly beautiful poems. Some of the poems are about Soffici's experience as an official during World War I, and very different in tone (although not in the sense of impotence and despair) from those of Ungaretti, for example.
----

----The folloring poem revolves around Soffici's years in
Paris-- so in that respect it could relate with someone's experience here.


-- Rainbow

Soak seven paintbrushes into your 36 years old heart, yesterday April 7th,
And light up the face worn-out by ancient seasons.

You rode life like the nickeled sirens of the carousels,

Around,
From one city to the other, from philosophy to delirium,
From love to passion, majesty to misery :
There is no church, movie theater, newsroom or tavern you wouldn't know;

You slept in every family's bed.

A Carnival could be made
of all sorrows
forgotten, with the umbrella, in European Cafés,
set off in between the smoke, with handkerchiefs, inside sleeping-cars going north, south.

Countries, hours,
There are certain voices that come with you everywhere like the moon and the dogs;
But also the whistle of a siren
stirring up the colors of morning
and of dreams
it is not forgotten, nor the perfume of certain nights drowned in topaz armpits.
These cold jonquils I have here on the table next to the ink,
were painted on the walls of the room no.19 at the Hotel des Anglais in Rouen :
A train was walking down the nocturnal quai
under our window
beheading the reflexes of versecolored lanterns
between barrels of wine of Sicily;
And the Seine was a garden of burning flags.

There is no time anymore :
Space
is a twilight worm curling up in a drop of phosphorus :

Every thing is present :
Like in 1902 you are in Paris in a garret,
covered by 35 squared centimeters of sky
liquefied in the dormer glass;
La Ville still offers you every morning
the blossomed bouquet of Square de Cluny;
from Boulevard Saint Germain, bursting of trams and buses,
comes at night to these countrysides the drunk voice of the news vendor woman
of Rue de la Harpe:
"Paris-curses", "L'Intransigeant", "la Presse".
The shop in Chausseures Road is always competing with the stars;
and I am stroking my hands all imbued of sunset's liquors
like when I contemplated suicide, near Rigoletto's house.

Yes, dear!
The luckiest man is the one who knows how to live in the contingency like flowers do :
Look at the gentleman passing by
lighting a cigar, proud of his virile force
retrieved from the fourth pages of the newspapers,

Or that Cavalry soldier, galloping in the indigo of the barracks
with a lily tuft between his teeth.

Eternity shines in a flight of a fly.

Put the colors of you eyes one next to the other;
Design your bow :
The story is fleeting like a goodbye at the station ;
And the tricolored automobile of the sun is beating, vainer and vainer, its record in between the old machineries of cosmos.
You do remember, together with a kiss sowed in the darkness,
of the window of a German bookshop, Avenue de l'Opera,
and the goat grazing between the gorses
above the ruins of the stairs of Dario's palace in
Persepolis.
It is enough to look around
and write like dreaming,
to revive the face of our joy.

I remember all the climates that stroke themselves against my skin of love,
All the places and civilizations
beaming at my desire :
snows,
yellow seas,
gongs,
convoys :
the path of Bombay and the burned gold of Iran
I carry a hieroglyphic of it on the black wing.
Sunflower soul, the phenomenon converges into this dancing center,
but the most beautiful song is the one of the naked senses.

Silence,
midday music,
here and into the world, circular poetry :
Today is getting married with Forever
In the diadem the iris arises.
I sit at my table, and I smoke and watch :
here is a young leaf trilling in the market garden opposite;
The white doves are wheeling the air like love letters thrown from the window :
I know the symbol, the figure, the
Electric bond
Sympathy of faraway things;
But fruits are needed, lights and multitudes
to pull tight the miracle festoon of this easter.
The day is drowning itself in the scarlet dell of summer;
there are no words anymore
for the bridge of fire and gems.

Youth, you will pass like everything does at the theater.
Tant pis! Then I'll make myself a fabulous suit of old affiches.
Ardengo Soffici

Hiç yorum yok:

Etiketler

300 (1) Allen Ginsberg (2) Amaççı Yanılım (1) Amiri Baraka (3) Ardengo Soffici (1) Aşk (1) Attila İlhan (1) Cahit Koytak (1) Cemal Süreya (2) CHP (1) Cody Walker (2) Çeviri Öykü (3) Çeviri Şiir (31) Daniel Defoe (1) David Lerner (1) Deneme (3) Diane Di Prima (1) Dictionary of Poets (3) Dimitris Dimosthenous Lentzis (1) Eleştiri (10) Ezra Pound (1) Faiz Ahmed Faiz (2) Footnote to Howl (1) Füruğ Ferruhzad (1) Gregory Corso (1) Henry Fielding (1) Hindistan (1) Hip Hop (1) Hüseyin Cöntürk (1) İngiliz Romantik Şiiri (1) intertextuality (1) İsmet Özel (1) J.A.Cuddon (1) James Merrill (1) Jean Fritz (1) Jeanne Murray Walker (1) Joseph Andrews (1) Julia Kristeva (1) Kamala Das (2) Karen Chase (1) Kay Ryan (1) Liang Xiaoming (1) Lisa Lewis (1) Louise Glück (1) Mahmut Derviş (1) Margaret Atwood (1) Maria Wong (1) Mehmet Akif Ersoy (1) Mehmet Aycı (1) Mein Kampf (1) Metinlerarasılık (1) Mikhail Bakhtin (1) Morning of Hayyam (1) Muhammed İkbal (3) Mustafa Burak Sezer (22) Müzik (1) Nazım Hikmet (1) Necip Fazıl Kısakürek (1) Niels Hav (1) Orhan Veli (1) Oscar Wilde (1) Ountlandish (1) Öykü (5) Parveen Shakir (1) Poetry (1) Poetry in Turkish Translation (20) Post-Modernizm (1) Postmodernist Sanat (1) Robinson Crusoe (1) Senaryo (1) Sezai Karakoç (1) Sinema (1) Söyleşi (2) Sözlük (5) Steve Scafidi (1) Sümeyye Çomaklı (1) Şairler Sözlüğü (3) Şiir (11) T. S. Eliot (1) The Handmaid's Tale (1) Trevanian (1) Turkish Poetry (11) Ünsal Ünlü (1) Valzhyna Mort (1) Vera Pavlova (1) W. K. Wimsatt (1) W.H. Auden (1) William Butler Yeats (1)