Ana içeriğe atla

Hayyam’in Sabahi/Morning of Hayyam


by Cahit Koytak, translated by Mustafa Burak Sezer

Hayyam’in Sabahi

Ah, bu rüya gibi vadi, bu bahçe, bu havuz!
Bu ezgi kulakta, bu şarap damakta,
toy düğün gecesinden kalan!
Bu tan yeri cömertliğinde körpe sine,
Bu alev gibi yakan dudaklar,
ah, bu tatlı baş dönmesi!
Avuçlarımın arasında tuttuğum bu biçimli baş,
Bu benzersiz güzel gözler,
bu güzel, bu derin, bu zeki…
Bunların hepsi, ey Kader, bunların hepsi,
Kıyılarımızı döven bu dağ gibi varlık dalgaları,
bir damla ölümün yanında ne ki?
Anlımıza vurduğun o kuzgunî tuğra yanında,
Gözümüze sokmak için değilse onu,
bu çarşaf çarşaf beyazın hükmü ne, Nakkaş?
Kopan telden çıkan o detone tınlamanın,
O tek vuruşluk hoyrat sesin yanında
bunca neşidenin hükmü ne, Çengî?
O bir yudumcuk zehir zıkkım şarabın yanında
Üzüm şerbetiyle dolu bu billur sürahinin,
bu koca kâinatın hükmü ne, Meyhaneci?
Sorası tutuyor işte, aptal mı aptal aklın!
O sorunca da, kafası karışıyor, keyfi kaçıyor,
ödlek mi ödlek nefsin, bedbin mi bedbin yüreğin!
*

Morning of Hayyam

Ah, this dream-like valley, this garden, this pool!
This tune in the ear, this wine in the palate,
Left over from a cold wedding night!
This tender chest as generous as daybreak
These blaze-like burning lips,
Ah, this sweet dizziness!
This beautiful head that I hold in my palms
These unique, pleasant eyes,
This pretty, this profound, this intelligent…
All of these, O! Fate, all of these,
These mountain-like waves of existence that stroke our coasts
What is it worth beside one sip of death?
Beside that raven royal stamp that you dashed to our foreheads,
If it’s not for thrusting under our eyes,
What’s the legitimacy of this sheet by sheet white, O! Embroiderer?
Beside that off-tune tinkling that emanates out of a broken string,
Beside that single pulse of the clumsy sound
What’s the authority of these nasheeds, O! Dancer?
Beside that one sip of poisonous wine
What is the worth of a crystal jug, full of grape sharbat
What’s the rule of this universe, Pub-keeper?
So silly mind falls into an enquiry.
When it enquires, it thickens; its joy runs away,
Of that so coward self, of that so pessimist heart!
20 August 2002
Notes: “Royal stamp” refers to the Tughra, the calligraphic seal or signature of an Ottoman sultan.Nasheeds, or anansheeds, are Islamic songs popular throughout the Muslim world, usually unaccompanied.

Qarrtsiluni, Translation
January-April 2011
Cahit Koytak was born in Erzurum on January 29, 1949. He graduated from Istanbul Technical University, Faculty of Chemistry in 1974 as a chemical engineer and worked as an engineer before starting his own business. From 1994-2008, he worked at a private TV channel and he still works as a freelancer. Koytak has translated numerous books from Arabic, English and French into Turkish. His poems have been published in many Turkish literary journals, including in DirilisKelimeYönelisYedi IklimKayitlarGergedanDefterKasgarHeceYansima,Le Poete TravailleKitaplikKirklarMerdiven Siir, and Anlayis. He won the Turkey Writers Union “Translator of the Year” Prize in 1988 for his translation of Peau noire, masques blancs by Franz Fanon.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İngiliz Romantik Şiiri Üzerine Birkaç Söz

Mustafa Burak Sezer
İngiliz Romantik şiirinin William Shakespeare'la başladığı kabul edilir, fakat bu akımın şiirde hakiki bir akım olması, ya da Romantizmin şiirde ikinci kez dirilmesi, William Wordsworth, Coleridge ve Robert Southey'le yaşanmıştır ya da başlamıştır. Bu şairlerin Romantik akımı oluşturmasında 1783'te İngiltere'nin emperyal zulmüne karşı Kuzey Amerika'da cereyan eden Amerikan İhtilali ve akabinde 1789'da emperyal kraliyet sömürge rejimine karşı meydana gelen Fransız İhtilali'nin büyük etkisi olmuştur. Kral Louis'in karısı Kraliçe Mary Antoniette'nin bilindik sözü meşhurdur, "Eğer insanların yiyecek ekmekleri yoksa, müsade edin kek yesinler". Fransız İhtilali başladığında William Wordsworth Paris'te yaşıyordu ve 19 yaşındaydı. Fransız İhtilalinin etkisi, Wordsworth'un "Prelud" (prelüd, peşrev, giriş) adlı şiirinin ilk stanzalarında açıkça görülür.
Romantik şairler sentimental olarak, Fransız İhtilalinin ge…

Henry Fielding'in Joseph Andrews'u Üzerine Birkaç Not

Mustafa Burak Sezer
Fielding, İngiliz romanına getirdiği realistik açılımla, İngiliz romanının babası olarak kabul edilir. Her ne kadar John Bunyan'ın The Pilgrim's Progress'i ve Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe'su edebiyat tarihçileri arasında asırlardır ilk roman babında bir tartışma konusu olsa da, İngiliz edebiyatında ilk yazılan roman cumhur gözünde Fielding'in çağdaşı Richardson'ın Pamela'sıdır. Richardson ve Fielding 18. yüzyılın ikinci yarısında aynı zam anda İngiltere'de "Age of Dr.Johnson", -Dr. Jonhson Çağı- olarak adlandırılan zaman diliminde yaşamıştır.
Richardson, Fielding'in aksine sürekli moral üzerine ahlak dersleri vererek, didaktik romanlar yazar. İlk roman olarak kabul edilen Richardson'un Pamela'sı epistolarik (mektup biçimsel) roman türünde kaleme alınmıştır. Tamamen moral kaygılar güden Richardson, Pamela'sını erdemli ve iffetli bir kadın olarak portreler. Büyük bir malikanede hizmetçilik yapan genç v…

Hızlı konuşan kadın