Ana içeriğe atla

Mein Kampf

Mein Kampf

David Lerner

“Gary Snyder taşrada yaşıyor. Sabahları kalkıp kuşları dinliyor. Biz kentte yaşıyoruz.”
                                                                                                            – Kathleen Wood
bütün istediğim
şiiri meşhur etmek

bütün istediğim
adımın baş harflerini güneşin içinde yakmak

bütün istediğim
yanan bir binanın
ortasından şiir okumak
otobanın
hızlı şeridinde dikilmek
Empire State Binasının
düşmek tepesinden

edebiyat dünyası
ölü köpeğin sikini emiyor

Gary Snyder yerine
Richard Speck olmayı yeğlerim
bir Volvo’yla Bolinas’a gitmektense
bir roketle cehenneme gitmeyi yeğlerim

üç-parça beyinli
ölmüş bir palyaçodan gelecek
“Bahardaki Sonbahar” adlı şiirim için
kurşun geçirmeyen gül-renkli gözlük
kazandığımı bildiren
mektubu asık bir suratla beklemektense
Marslılara silah satmayı yeğlerim

geçinmek için öğreten herkes tarafından
nefret
edilmek istiyorum

insanların şiirimi duymasını ve başlarının
ağrımasını istiyorum
insanların şiirimi duymasını ve kusmasını istiyorum

insanların şiirimi duyarak ağlamasını,
bağırmasını, kaybolmasını, kanamasını,
televizyonlarını yemelerini, kılıçlarla birbirlerini
öldüresiye dövmelerini ve

dışarıya çıkıp huzur bozucu bir şekilde
başkalarının parasıyla sarhoş olmalarını istiyorum

bu bir parti değil
bu bir disko değil
bu değil bir

zeki cinas oyunu, hassas düşünceler
ve şirin teoriler hakkında bir
piyango torbası muzipliği

kaç tane muğlaklık dans edebilir
bir makineli tüfeğin zihninde

bu terbiyeli biten
bir gece değil
kapuçino ve zırva

hayatlarımızın bir anlamı var
çiçeklerin ruhlarımızın içinden soluduğunu
ve çaresizce aşık olduğunu izlerken
bu değil bir yaşam-olumlama

bu bir tipo baskısı, ikinci el
kırık gökkuşağı hakkında yakınan çıtkırıldım
hippi festivali değil

bu bir korku karnavalı

bu ana meydana yürümek hakkında
barbar küçük performans

bu terör ve vahşi cazibe
bombalanmış yolda elden ele yürüyen
füzeler çığlık atarken, arteryal kan
renginde gökyüzü
parlayıp sönüyor
Broadway’deki ışıklar gibi
son esrarkeş  öldükten sonra AİDS’ten

şiiri gömmek için gelmiyorum
patlatmak için geliyorum
güzel gözlü
zeka özürlü bir çocuk gibi
dizimde hoplatmak için değil
ama


onu bir uçurumdan buzlu denizlere yuvarlamak
ve orospu çocuğunun yüzebildiğini izlemek
hayatı için

çünkü aşk nefis bir şey
şüphesiz ihtiyacımız var

ama dostlarım…

bugünlerde nefret edilecek çok şey var

bu nefret sadece aşktır omzunda bir markayla
en az Ritz kadar büyük bir marka
ve asla ödemeyeceğim faturalardan
daha ağırdır

çünkü onlar peşimizde
radyoaktif nazarlık bilezikleri satıyorlar
ve IQ’nuzu lokma başına 50 puan düşüren
kahvaltılık mısır gevrekleri
3. Dünya Savaşını başlatmanın
iyi bir kariyer hamlesi olacağını düşünen
politikacılar kazanıyoruz
gözleri ıslak taşlara benzeyen
güzel kadınlarımız var
kuşe kağıtlı dergilerden bize bakıp
kanayana kadar bizi sikeceklerini vaat ediyorlar

şayet  şu güzel sustalı bıçaklardan bir tane alırsak

benim zaten var.


Türkçesi: Mustafa Burak Sezer
Karayazı, Sayı 19













Yorumlar

Adsız dedi ki…
I wanted to visit and allow you to know how , very much I loved discovering your web site today. I'd personally consider it a great honor to operate at my workplace and be able to use the tips discussed on your site and also engage in visitors' responses like this. Should a position regarding guest writer become available at your end, please let me know.
mustafaburaksezer dedi ki…
thank you very much dear anonymous for your kind compliments. unfortunately i'm not looking for guest writers right now. but if you like, you may send your writings to my e-mail m.buraksezer@gmail.com and let's see what happens.

peace!
Adsız dedi ki…
When someone writes an paragraph he/she maintains the image of a user in his/her mind that how a user can be aware of it.
So that's why this piece of writing is great. Thanks!
My web page - bfi waste management
Adsız dedi ki…
bear grylls messer
Also see my site - bear grylls messer
Adsız dedi ki…
Thanks for sharing your info. I really appreciate your efforts and
I am waiting for your next post thanks once again.
Also see my web site > tree services alpharetta
Adsız dedi ki…
simply dropping by to say hi

Bu blogdaki popüler yayınlar

İngiliz Romantik Şiiri Üzerine Birkaç Söz

Mustafa Burak Sezer
İngiliz Romantik şiirinin William Shakespeare'la başladığı kabul edilir, fakat bu akımın şiirde hakiki bir akım olması, ya da Romantizmin şiirde ikinci kez dirilmesi, William Wordsworth, Coleridge ve Robert Southey'le yaşanmıştır ya da başlamıştır. Bu şairlerin Romantik akımı oluşturmasında 1783'te İngiltere'nin emperyal zulmüne karşı Kuzey Amerika'da cereyan eden Amerikan İhtilali ve akabinde 1789'da emperyal kraliyet sömürge rejimine karşı meydana gelen Fransız İhtilali'nin büyük etkisi olmuştur. Kral Louis'in karısı Kraliçe Mary Antoniette'nin bilindik sözü meşhurdur, "Eğer insanların yiyecek ekmekleri yoksa, müsade edin kek yesinler". Fransız İhtilali başladığında William Wordsworth Paris'te yaşıyordu ve 19 yaşındaydı. Fransız İhtilalinin etkisi, Wordsworth'un "Prelud" (prelüd, peşrev, giriş) adlı şiirinin ilk stanzalarında açıkça görülür.
Romantik şairler sentimental olarak, Fransız İhtilalinin ge…

Henry Fielding'in Joseph Andrews'u Üzerine Birkaç Not

Mustafa Burak Sezer
Fielding, İngiliz romanına getirdiği realistik açılımla, İngiliz romanının babası olarak kabul edilir. Her ne kadar John Bunyan'ın The Pilgrim's Progress'i ve Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe'su edebiyat tarihçileri arasında asırlardır ilk roman babında bir tartışma konusu olsa da, İngiliz edebiyatında ilk yazılan roman cumhur gözünde Fielding'in çağdaşı Richardson'ın Pamela'sıdır. Richardson ve Fielding 18. yüzyılın ikinci yarısında aynı zam anda İngiltere'de "Age of Dr.Johnson", -Dr. Jonhson Çağı- olarak adlandırılan zaman diliminde yaşamıştır.
Richardson, Fielding'in aksine sürekli moral üzerine ahlak dersleri vererek, didaktik romanlar yazar. İlk roman olarak kabul edilen Richardson'un Pamela'sı epistolarik (mektup biçimsel) roman türünde kaleme alınmıştır. Tamamen moral kaygılar güden Richardson, Pamela'sını erdemli ve iffetli bir kadın olarak portreler. Büyük bir malikanede hizmetçilik yapan genç v…

Hızlı konuşan kadın