Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Muhammed İkbal etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

1. Gazel

-->1. Gazel
Muhammed İkbal
Şayet yıldızlar yolunu şaşırsa— cennet benim mi yoksa senin mi? Dünyanın gidişatına endişelenmeli miyim? Öyleyse dünya benim mi yoksa senin mi? Eğer sonsuzluk tutkunun fırtınalarından yoksunsa, kimin hatası tanrım! bu sonsuzluk çok anlamsız olmalı— benim mi yoksa senin mi? Nasıl olur da zamanın ilk şafağında bir Melek isyan eder? Bunu bilmeli miyim? Kimin sırdaşıydı Şeytan— senin mi yoksa benim mi? Cebrail senin, Muhammed senin, senindir Kur’an; yine de zarif kelimelerde kimin en mahrem ruhu yazılmıştır— benim mi yoksa senin mi? Ve insan, topraktan olan bu yıldızın parlaması senin dünyanı ışıtır— Şayet türü hastalanırsa bu kimin kaybıdır: benim mi yoksa senin mi?
(Cebrail’in Kanatları’ndan)
Çeviri: M. B. Sezer

Ghazal No. 1
If the stars wander from their path—is heaven mine, or Yours? Should I care how the world goes? is the world then mine, or yours? If all eternity be void of passion’s storms, whose fault, God! that eternity should be so barren—mine, or Yours? How could…

İkbal'de Sanat Teorisi

İkbal'e göre şiirin sahih hedefi, tüm sanat dallarında olduğu gibi insan hayatını zenginleştirmek ve güzelleştirmektir; ama şiir ya da herhangi bir sanat janrası bu hedefi kaybetmiştir, ona göre şiir ve sanat omuzlarına yüklenilen yüce vazifeyi icra etmede, istenileni yerine getirememiş ve sınıfta kalmıştır. Şayet sanat, hayatın tamlığına ve taşkınlığına katkıda bulunmuyorsa, ve insanın aklını karıştıran çeşitli problemleri çözmede, rehber olma vazifesinde başarısız kalıyorsa, bu sanat anlamsızdır. İkbal'e göre sanat, hayatın realitelerini kavramak için teşebbüste bulunan insanın çabalarını tasvir eder, ve ona göre büyük artistler, kendilerini kuşatan entellektüel oyuncakları, muaazam bir gayretle yalnızca insanlığın eğlenmesi için tedarik etmeye çalıştıkları halde anlaşılamazlar. Tüm sanatların ana noktası, insan ırkını ıslah edebilecek yüce hakikatlerle insanda derin etkiler bırakmaktır. İkbal'in, sanat sanat içindir diye konuşan insanlara karşı hiç sabrı yoktur. Bilind…

Huri ve Şair*

Mustafa Burak Sezer

Goethe'nin bir şiirine cevap Huri
Tatmadan bıraktığın kırmızı şarap, ve yanıma sokulmayan gözlerin,
Tuhaf, aşkın biçimleri ve teklifleri hakkında çok az şey biliyorsun!
Her nefeste çektiğin ebedi arayışın humması tutuşmuş,
Söylediğin her şarkıda büyük ihtirasların ateşi parlıyor;
Bu şarkılarla etrafımı saran öyle bir keyif alemi yarattın ki
Sanki afsunla söylenmiş, cennetin açıldığını görüyorum.


Şair
Sen aklın dikeni olan bu sözlerle avarelerin fantezilerini ayartıyorsun,
Ama çöl dikenleri şairin birlikte bayram ettiği neşesidir.
Doğam gereğiyse, aşk bende ikamet etmiyorsa, ne yapabilirim, eğer ruhum
Lâlelerin içinden kanat çırpan sabah meltemi kadar düzensizse?
Oysa bir kadın önümde dikilmiş ve sevimliliğiyle beni büyülüyor,
O zaman bile düşüncelerim çok güzel bir kadın için zayıf düşüyor;
Bir çakım içinde bir yıldız diledim, ve bir yıldız içinde bir güneş: yolculuğum-
un bir amacı, bir mola yeri yok: oyalanmak benim için ölüm.
Ne zaman şarap-kadehini kaldırsam, ağzına kadar…