Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Sözlük etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Trevanian

Trevanian diyor ki:

“Başlangıçtan beri doğru için yazdım, estet için veya akademik ya da entelektüellik için değil, sadece günlük hayatın her zamanki canlı ve hassas kişisini anlatmak için. Konuları, sosyal ve politik ilgileri seçmek benim için bir zevk ve ayrıca bir işti ve havas edebiyatında karşılaştığımız duygusal çağrışımlar ve onları janra edebiyatı olarak ifade ettiğimiz idiomlar ve teknikler: ileriye-sıçrayan öykü, keskin karakter, hızlı diyalog ve anlatının kaçınılmaz lokomotifi. (Bir öyküde durma anlarında araya iliştirdiğimiz “ve” ile ve tekrar başlamak için “sonra” ile ve mekanizma son vitesteyken “bu yüzden” linkleriyle anlatı mekanizmasının işlediğini fark edersiniz.) Öykünün bu unsurları, saf romanın kaygılarının hem tüketilmesini hem de kolayca özümsenmesini sağlar.

Eğer pek çok başarılı yazarın yaptığı gibi tek bir sanat janrasına tutunup yazsaydım daha fazla para kazanabilirdim. Birçok okuyucu kitapları bir kaçış için tüketir ve kısa bir süre sonra kendi tür tercihle…

amerika'nın yeni büyük şairi: kay ryan

new york times, kay ryan'ın amerika'nın poet laureatesi -büyük şairi- olduğunu bildirdi. şair, charles simic'in halefi olarak 1986'dan beri verilen büyük şair ünvanının 16. sahibi olacak. elli yıl önce, 1937'den 86'ya kadar, poet laureate ünvanı “consultant in poetry to the Library of Congress.” olarak etiketlendi. (kongre kütüphanesi şiir mütehassısı)

kay ryan 1945'te california'da doğdu ve san joaquin vadisi ve mojave çölü'nün küçük kasabalarında yetişti.

ryan çeşitli şiir kitapları yayınladı; bunlar içinde the niagara river (grove press, 2005); say uncle (2000); elephant rocks (1996); flamingo watching (1994), bu kitap lamont poetry seçkisi ve the lenore marshall ödüllerinin finalistiydi; strangely marked metal (1985); and dragon acts to dragon ends (1983). gibi kitaplar var.

çalışmaları hakkında j.d. mcclatchy şöyle der: ryan'ın şiirlerinin erik satie minyatürleri veya joseph cornell'in kutuları gibi yoğun, neşeli ve tuhaf ilişkileri va…

Metinlerarasılık / intertextuality

(bkz. [[intertextuality]])

terim ilk olarak 1966'da julia kristeva'nın bir denemesinde, herhangi bir yazınsal metnin kendisinden önce gelen, diğer metinlerle zorunlu bir bağlılık kurduğunu ifade etmek için uydurulmuştur. edebi bir metin soyutlanmış bir fenomen değildir, 'alıntı mozaiklerinden kurulmuştur; her metin yek diğerinin bir emmesi ve transformasyonudur.'
bu denemesinde, [[julia kristeva]] fransız okuyucusuna, o zamanlarda yakinen tanınmayan, mikhail bakhtin'in (1895-1975) edebiyat teorisinin önemini ve doğasını tasvir etmeye çalışıyordu.

bakhtin'nin romanın 'dialogical' doğasını sezmesi, kristeva'yı, strüktüralist edebi sözcük dağarcığının kurulmasında, muazzam etkisi olan bir terim uydurmaya sevk etti. kristeva ve tel quel'in yazarları, metinlerarasılığı, tek anlamlılıktan yeni bir özgürlüğü, varoluşçuluku ve politik-olmayan eleştirinin tüm formlarını temsil eden bir terim olarak kullandı.

kristeva, aynı zamanda metinlerarasılığın, bas…

nolite te bastardes carborundorum

"don't let the bastards grind you down."
-piçlerin seni ezmesine izin verme.-

canada'lı meşhur feminist şair ve roman yazarı margaret atwood'un the handmaid's tale (yanaşma'nın öyküsü) adlı yakın gelecek üzerine kurgulanmış başarılı romanında, farklı periyodlarda tekrarladığı latince deyim: nolite te bastardes carborundorum veya don't let the bastards grind you down.
püriten katolik hristiyan kökenli askeri kanadın, yakın gelecekte amerika'da darbe yaparak yönetimi ele geçirmesinden sonra erkek eğemenliğini kurup, eski ahitte geçen gilead kelimesini köken alarak tesis ettikleri yeni teokratik devlet republic of gilead'da gerçekleşen olaylar halkasında, atwood'un bir kaç kez tekrarladığı "nolite te bastardes carborundorum" cümlesi kitabın sonlarına doğru daha çok tekrar edilmeye başlıyor. isyancı, devrimci bir ruha sahip olan kitap listemdeki yerini aldı.
u2'dan bono 'nun seslendirdiği acrobat şarkısında nolite te bastard…

Amaççı Yanılım

j.a.cuddon, amaççı yanılımı şöyle tanımlıyor: edebiyat eserinde gerçekleşmiş olsun ya da olmasın, yazarın niyetini baz alarak yapılan değerlendirme sonucu meydana gelen yargılama ve eleştirme hatasıdır. modern eleştiri (1920'lerden itibaren) sanat eserinden başka her hangi bir görüşün ya da şeyin konu dışı olacağı fikrinde. bu tarz yaklaşımlar, özellikle i.a richards ve t. s. eliot eleştirilerinde, 1920'ler ve amerikalı yeni eleştirmenlerin (american new critics) (new criticism) 1940 ve 50'lerdeki çalışmalarında görülüyor. 1946'de w. k. wimsatt (monroe c. beardsley'le birlikte) "the intentional fallacy" (amaççı yanılım) adlı denemesini yayınladı, (daha sonra "the verbal icon" da bir daha yayınladı, 1954) modern eleştiri kuramının gelişmesinde merkezi bir döküman olarak yer tutuyor.

bakış açılarına göre, "bir şiir ne eleştirmenin ne de yazarın malıdır (şiir doğuşuyla birlikte şairden bağımsız olarak, sahibinin kontrolünden veya niyetinden …